YENİ BİR BAŞLANGIÇ

http://sibelintarifdefteri.blogspot.com/

 

           Merhabalar… İlk merhabanın üzerinden tam dört ay geçmiş...

           Arkadaşımda yediğim pamuk poğaçaların tarifine bakmakla başladı yolculuğum. Birinci tarif, ikinci tarif…derken yorumlara takıldı gözlerim. Ne güzel, ne sıcak mesajlar, bu insanların hepsi birbirini tanıyor herhalde diye düşündüm. Sonra o blogdan bu bloga gezinmeye başladım, tarifler deneyip deneyimlerimi tarif sahipleriyle paylaştım, sorular sordum…

            Bazen keyifle okuduğum yazılarla, bazen denemekten ve tatmaktan büyük keyif aldığım lezzetlerle sihirli bir dünyanın  içine çekildim sanki. Ama daha bilmiyordum blog ne demek ,kim kimi sobelemiş, kim niye mimlenmiş… Nasıl yani yaaa, ne sobesi ne mimi, ne demek bunlarr… Elim sende durumları dolanıyor ortada ama ne içindesin çemberin ne de dışında yer alıyorsun…  

            Sonra bi gün benim de bir blogum olsa, bir türlü derleyip toparlayamadığım, sağda solda birikmiş (ki hala o durumdalar) tariflerimi içinde toplasam, kendim için bir arşiv oluştursam hayalleri kurmaya başladım, ama hayal tabii, anlamam ki ben web sayfasından, blogdan falan … ya ne zeki, ne becerikli kadınlar var bak şakır şakır yazıyorlar…Yok ama, ben kafaya koydum ya bi kere, napıp edip öğrenicem bu işi…

            Uykusuz bir gece kalktım ve godozlama daldım blog alemine ve tabi ki düşünmeden yapılmış her iş gibi yanlış yerden dalış yaptım…Kafa üstü çakılmadım belki ama az da debelenmedim...Tabii başta bu yanlışı fark etmedim, tüm aksiliklerin kendi bilgisizliğimden, kendi beceriksizliğimden kaynaklandığını düşündüm. Tamam tamam… kendi bilgisizliğimden kaynaklanan sıkıntılar da oldu belki ama  onlar fasulyeden, sayılmaz yani…

            O fasulyeleri yemek yaptım şimdi:-)))

            İlk tarifimi yazdım, hani kendi kendine oyalanma durumu… Hiç aklıma gelmiyor…biri benim bloguma gelecek , hele bi de yorum bırakacak, ütopya bunlar…Ana!.. daha yazıyı yayımlar yayımlamaz bir yorum; hoş geldin mesajı…Nası yani yaaa, nerden buldular beni, kim bunlar, nasıl haber alıyorlar, izleniyor muyum yoksa:-O… Fasulye gibi nimetten saydım birden kendimi (nedir ya bu fasulyenin çektiği bi sayılıyo bi sayılmıyo, biri karar versin artık sayacak mıyız saymayacak mıyız…) Nasıl da mutlu ediyormuş insanı bir tek yorum bile. Her gün askerdeki sevdiğinden haber bekleyen bir sevgili gibi heyecanla açtım bilgisayarı, kaç kişi ziyaret etmiş beni, kim ne yazmış diye…

            Zamanla öğrendim bir çok şeyi… yorumlarıyla, sıcacık mesajlarıyla beni yalnız bırakmayan, belki yüzünü bile görmediğim ama gönül bağıyla bağlandığım dostlar edindim…karşılık beklemeden, çıkarsız, en önemlisi paylaşımcı dostluklar edindim. Sevincimi paylaştım, üzüntümde güç aldım, moral buldum. Öyle sıcacık sohbetler yaptık ki adeta sevgi yumağı olduk:-))) Yumucuk blogşörler olduk:-)))) İyi ki varsınız yumucuk blogşörlerim, sizleri çoook seviyorum

            Gidişatına bakıp da bunun veda yazısı olduğunu sanmayın, başlıkta da belirttiğim gibi bu yeni bir başlangıç… Alışkanlıklarından kolay vazgeçemeyen, her şeyin başlangıcında müthiş heyecan yapan ben, yumucuk blogşörlerimden (ay ben çok sevdim bu ismi:-)) Yaren’imin büyük desteği ve de gazıyla blogspot a geçiş yaptım (bu sefer dalış değil, geçiş…). Emeğini zamanını harcayarak yeni bannerimi hazırlayan, detaycılığıma sabırla katlanan Yare’ime ve hep destek tam destek Bilun’uma çok teşekkür ederim.

            Tarif defterimin kabını değiştirdim ama defterim yeni sayfalar eklenerek kalınlaşmaya devam edecek…Tüm yazılar zamanla bir araya gelecek, tarifler değil yazılar diyorum çünkü onlar sadece tarif değil; duygular, yaşananlar, paylaşımlar…Yeni yorumlarınızla, sıcacık mesajlarınızla beni yalnız bırakmayacağınızı biliyorum ve http://sibelintarifdefteri.blogspot.com/ ile size yeniden kocaman bir MERHABA diyorum…

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !